Rehber

Sık karşılaşılan sorular ve kısa cevaplar

Danışanların en çok sorduğu konular. Hiçbiri muayene yerine geçmez; amaç, doğru soruyu sormanıza ve ne zaman yardım almanız gerektiğine karar vermenize yardımcı olmak.

Kadın sağlığı

Gülerken veya hapşırırken idrar kaçırıyorsanız

Bu duruma stres tipi idrar kaçırma denir ve düşünüldüğünden çok daha yaygındır. Karın içi basıncın aniden arttığı anlarda —gülme, öksürme, hapşırma, ağır kaldırma— pelvik taban kasları bu basıncı karşılayamazsa kaçak olur. Uluslararası klinik kılavuzlarda pelvik taban kas eğitimi bu tabloda ilk basamak yaklaşım olarak yer alır; yani cerrahi ya da ilaç düşünülmeden önce denenmesi önerilen yöntemdir. Yaşla gelen, kabullenilmesi gereken bir durum değildir.

Kadın sağlığı

Doğum sonrası karnım kapanmıyorsa: diastazis rekti

Gebelik boyunca büyüyen rahim, karın ortasındaki bağ dokusunu esneterek iki düz karın kasını birbirinden uzaklaştırır. Doğum sonrası bu mesafe çoğu kişide kendiliğinden azalır, bazılarında ise açık kalır. Burada kritik nokta şudur: ayrışma kapanmadan yapılan klasik mekik ve şınav hareketleri tabloyu derinleştirebilir. Önce mesafenin ve bağ dokusunun durumunun değerlendirilmesi, ardından derin kas sisteminden başlayan kademeli bir programa geçilmesi gerekir.

Kadın sağlığı

Menopozla birlikte artan bel, kalça ve omuz ağrıları

Menopoz döneminde östrojen düzeyindeki değişim, kemik yoğunluğunu ve bağ dokusunu etkiler; eklem ve kas şikâyetlerinin bu dönemde belirginleşmesi sık görülür. Hareketsizlik bu tabloyu hızlandırır. Yük taşıyan düzenli egzersiz —kontrollü kuvvet çalışmaları ve yürüyüş— kemik sağlığı açısından bu dönemin en önemli başlıklarından biridir. Program, kemik yoğunluğu ölçümü ve hekim önerisi dikkate alınarak kurulmalıdır.

Kadın sağlığı

Kabızlık ve sürekli ıkınma pelvik tabanı nasıl etkiler?

Her ıkınma, pelvik taban kasları üzerinde aşağı yönlü bir basınç oluşturur. Bu ara sıra olduğunda sorun değildir; ancak yıllar süren bir alışkanlık hâline geldiğinde kasların işlevi bozulabilir ve idrar kaçırma, basınç hissi gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Bu yüzden pelvik taban değerlendirmesinde tuvalet alışkanlıkları mutlaka sorulur — ve çoğu zaman en hızlı iyileşme, egzersizden değil bu alışkanlığın düzenlenmesinden gelir.

Çocuk ve ergen

Çocuklarda duruş bozukluğu: ne zaman ciddiye alınmalı?

Büyüme çağında omuz düşüklüğü, sırtın öne yuvarlanması ya da bir omzun diğerinden yüksek durması sık görülür. Çoğu, ağır çanta ve uzun süreli ekran kullanımıyla gelişen kas dengesizliğidir ve düzenli egzersizle geri döndürülebilir. Ancak omuz veya bel hizasında belirgin bir asimetri, öne eğilince sırtın bir tarafının kabarması ya da hızlı büyüme döneminde ortaya çıkan bir eğrilik şüphesi varsa öncelikle hekim değerlendirmesi gerekir. Büyüme tamamlanmadan yakalanan tablolarda takip ve egzersizin rolü çok daha belirleyicidir.

Gebelik

Gebelikte bel ve kasık ağrısı neden olur?

Gebelikte ağırlık merkezi öne kayar, bel çukuru derinleşir ve leğen kemiği bağları hormonal etkiyle gevşer. Bu üçü bir araya geldiğinde bel ve kasık bölgesinde ağrı sık görülür. Yatak istirahati genellikle çözüm değildir; aksine hareketsizlik şikâyeti artırabilir. Hekim onayıyla yapılan, gebelik haftasına uyarlanmış egzersiz ve doğru pozisyonlanma bu dönemde en çok yardımcı olan yaklaşımlardır.

Ayak ve topuk

Düz tabanlık: her düz taban tedavi gerektirir mi?

Ayağın iç kavsinin azalması ya da tamamen kaybolması düz tabanlık olarak adlandırılır. Önemli olan ayrım şudur: her düz taban tedavi gerektirmez. Hiçbir şikâyeti olmayan pek çok insanın ayak kavsi düşüktür ve bu bir hastalık değildir. Ancak ayak tabanında ağrı ve çabuk yorulma, topuk ağrısı, diz–kalça–bel ağrıları veya tekrarlayan ayak bileği zorlanmaları eşlik ediyorsa değerlendirme anlamlıdır. Çünkü ayak, üzerine binen yükü yukarı doğru aktaran ilk halkadır; buradaki bir denge kaybı zincirin üst basamaklarında karşılık bulabilir.

Günlük şikâyetler

Telefonu tek elle kullanırken başparmak ve bilek ağrısı

Sürekli başparmakla ekran kaydırmak, başparmağı hareket ettiren kirişleri ve bileği tekrar tekrar zorlar. Ortaya çıkan tablo, doğum sonrası dönemde görülen "anne eli" ile aynı bölgeyi ilgilendirir; sadece zorlayan hareket farklıdır. Pratik üç öneri işe yarar: telefonu ara ara el değiştirerek tutun, uzun kullanımlarda kısa molalar verin, el ve bilek için basit hareketlilik egzersizleri yapın. Ağrı haftalarca sürüyorsa değerlendirilmesi gerekir.

Ev bakımı

Sıcak mı, soğuk mu uygulamalıyım?

En sık karıştırılan konulardan biri. Genel ayrım şudur: soğuk, yeni oluşmuş bir zorlanmada (burkulma, incinme, düşme sonrası), şişlik ve morarmada, egzersiz sonrası rahatlamada ve akut ağrıda kullanılır. Sıcak ise kas gerginliklerinde (boyun, sırt, bel tutulmaları), uzun süredir devam eden kronik ağrılarda, egzersiz öncesi kasları hazırlamada ve eklem sertliklerinde tercih edilir. Uygulama süresi genellikle soğukta 10–15, sıcakta 15–20 dakikadır ve cildi korumak için arada bir havlu bulunmalıdır. Şikâyet devam ediyorsa uygulamayı sürdürmek yerine değerlendirme yaptırmak gerekir.

Uygulamalar

Kinezyo bant ne işe yarar?

Kinezyo bant, kasları ve eklemleri desteklemek için kullanılan esnek bir bantlama tekniğidir. Sert bir atelden farkı, hareketi kısıtlamaması; amaç bölgeyi hareketsiz bırakmak değil, desteklenmiş şekilde hareket ettirmektir. Bel–boyun–sırt ağrıları, diz ve omuz problemleri, spor yaralanmaları, duruş bozuklukları ve ödem yönetiminde kullanılabilir. Bant tek başına bir tedavi değildir; nasıl ve hangi yöne uygulandığı sonucu belirlediği için uygulamanın kişiye özel planlanması gerekir.

Kalça

Kalça ve pelvis hareketliliği neden bu kadar önemli?

Kalça eklemi ve pelvis, gövde ile bacaklar arasındaki geçiş noktasıdır. Buradaki hareketlilik azaldığında yük yukarıya, yani bele aktarılır — tekrarlayan bel ağrılarının sık gözden kaçan sebeplerinden biridir. Aynı şekilde diz üzerindeki yük de pelvisin nasıl konumlandığından etkilenir. Daha az bilinen bir bağlantı daha vardır: pelvisin hareketliliği yalnızca bel ve kalçayı değil, mesane, bağırsak ve pelvik taban işlevlerini de etkiler. Bu yüzden kalça hareketliliği çalışmaları, ilk bakışta ilgisiz görünen şikâyetlerde de programın parçası olabilir.

Omuz

Donuk omuz: kolumu yukarı kaldıramıyorum

Donuk omuz (adeziv kapsülit), omuz eklemini saran kapsülün kalınlaşıp büzüşmesiyle hareketin giderek kısıtlandığı bir tablodur. En belirgin özelliği şudur: hem siz kolunuzu kaldıramazsınız, hem de biri sizin kolunuzu kaldırmaya çalıştığında da hareket durur. 40–60 yaş aralığındaki kadınlarda daha sık görülür; diyabet ve tiroid hastalığı riski artırır. Süreç tipik olarak ağrılı dönem, donma dönemi ve çözülme dönemi şeklinde ilerler ve aylar sürer. Fizyoterapinin buradaki rolü, her döneme uygun şiddette hareket vererek kısıtlılığın kalıcı hâle gelmesini engellemektir — donma döneminde zorlamalı germe genellikle şikâyeti artırır.

Kemik sağlığı

Kemik erimesinde hangi egzersiz işe yarar?

Kemik, üzerine binen yüke göre kendini yeniden yapılandırır; bu yüzden kemik yoğunluğu için önemli olan egzersizin türüdür. Yük taşıyan hareketler (yürüyüş, kontrollü kuvvet çalışmaları) ve denge çalışmaları öne çıkar — denge, çünkü osteoporozda asıl risk kemiğin kendisinden çok düşmeye bağlı kırıktır. Yüzme ve bisiklet kalp sağlığı için iyidir ama kemiğe yük bindirmediği için bu amaçla yeterli değildir. Omurga kemik yoğunluğu düşük olan kişilerde öne eğilme ve yük altında gövde döndürme hareketlerinden kaçınılır; program bu nedenle kemik yoğunluğu ölçümü ve hekim önerisi dikkate alınarak kurulmalıdır.

Doğum sonrası

"Anne eli": bebeği kucağa alırken bilek ağrısı

Doğum sonrası dönemde başparmak ile bilek arasındaki bölgede ortaya çıkan, bebeği kucağa alırken keskinleşen ağrının en sık nedeni De Quervain tenosinovitidir. Bebeği başparmaklar açık şekilde koltuk altından kaldırma hareketi, bu bölgedeki kirişleri günde onlarca kez zorlar. İyi haber şu: kucağa alma tekniğinin değiştirilmesi çoğu zaman tek başına belirgin fark yaratır. Buna kirişin dinlenmesi, gerektiğinde geceleri kullanılan bir ateller ve kademeli güçlendirme eklenir. Emzirme döneminde ilaç kullanımı kısıtlı olduğu için mekanik çözümler burada daha da değerlidir.

Kronik ağrı

Fibromiyaljide egzersiz yorgunluğu artırır mı?

En yaygın çekince budur ve haklı bir temeli vardır: yoğun bir egzersiz seansı ertesi gün belirgin bir kötüleşmeye yol açabilir. Ancak araştırmalar, düşük şiddette başlayıp çok yavaş artırılan düzenli egzersizin fibromiyaljide ağrı ve yorgunluk üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir. Buradaki kritik kelime "çok yavaş"tır. İyi hissedilen bir günde fazlasını yapıp ertesi gün yatağa düşmek, en sık tekrarlanan döngüdür. Bu yüzden program iyi günlere göre değil, ortalama güne göre kurulur ve şiddeti hasta değil takvim belirler.

Kalça

Yan yatınca artan kalça ağrısı

Kalçanın dış yan tarafında hissedilen, yan yatınca ve merdiven çıkarken artan ağrının sık nedenlerinden biri, kalça dış kaslarının kirişlerinde gelişen zorlanmadır. 40 yaş üstü kadınlarda daha sık görülür. Sezgiye aykırı bir ayrıntı vardır: bacağı gövdenin önünden karşıya çaprazlayan klasik "kalça germe" hareketleri, bu tabloda kirişi kemiğe daha da bastırdığı için şikâyeti artırabilir. Yaklaşım germekten çok, kalça dış kaslarını kademeli güçlendirmek ve gün içindeki bası pozisyonlarını (bacak bacak üstüne, tek kalçaya yaslanarak durmak, yan yatarken dizleri üst üste koymak) düzenlemektir.

Ayak ve topuk

Sabah ilk adımda topuk ağrısı: topuk dikeni mi?

Yataktan kalkıp ilk adımı attığınızda topukta hissedilen keskin ağrı, çoğu zaman röntgende görülen kemik çıkıntısından değil, ayak tabanını boydan boya geçen bağ dokusunun (plantar fasya) zorlanmasından kaynaklanır. Bu yüzden "diken" görülmeyen kişilerde de aynı ağrı olabilir, dikeni olan pek çok kişide ise hiç ağrı olmaz. Ağrı tipik olarak sabah ve uzun oturma sonrası şiddetlenir, birkaç adımda hafifler. Yaklaşımda öne çıkan başlıklar; baldır ve ayak tabanı esnetmeleri, ayak içi kaslarının güçlendirilmesi, uygun ayakkabı ve yükün kademeli düzenlenmesidir. Tanı ve gerekiyorsa görüntüleme hekim tarafından yapılır.

Günlük şikâyetler

Sabah eliniz uyuşarak mı uyanıyorsunuz?

Gece boyunca bileğin kıvrık pozisyonda kalması, el sinirleri üzerinde baskı oluşturarak uyuşmaya yol açabilir. Ancak uyuşma her zaman bilekten kaynaklanmaz; boyun bölgesinden gelen bir sıkışma da aynı şikâyeti verebilir. Ayrım, hangi parmakların etkilendiğine ve şikâyetin ne zaman arttığına bakılarak yapılır. Gün içine yayılan, güç kaybının eşlik ettiği uyuşmalarda hekim değerlendirmesi gerekir.

Günlük şikâyetler

Bacak bacak üstüne atmak gerçekten zararlı mı?

Tek başına ve ara sıra yapıldığında zararlı değildir. Sorun, hep aynı bacağı üste atarak saatlerce oturmaktır: bu, leğen kemiğinde asimetrik bir yüklenme ve zamanla kalça çevresi kaslarında dengesizlik oluşturur. Pratik öneri basittir — bacak değiştirin, ama asıl önemlisi uzun süre aynı pozisyonda kalmayın. Duruşu bozan şey pozisyonun kendisinden çok, süresidir.

Günlük şikâyetler

Boynunuzu sürekli kütletme ihtiyacı duyuyorsanız

Ara sıra oluşan eklem sesleri genellikle zararsızdır. Dikkat edilmesi gereken, bunun sürekli bir ihtiyaç hâline gelmesidir; çünkü bu çoğu zaman altta yatan bir hareket kısıtlılığının işaretidir. Kütletme anlık bir rahatlama sağlar, kısıtlılık ise yerinde kalır ve ihtiyaç kısa süre sonra geri döner. Kalıcı rahatlama, kısıtlanan hareketin geri kazanılmasıyla gelir.

Günlük şikâyetler

Bel ağrısına yürüyüş iyi gelir mi?

Çoğu bel ağrısında düzenli ve orta tempolu yürüyüş faydalıdır; uzun süreli yatak istirahati ise genellikle iyileşmeyi geciktirir. Ancak istisnalar önemlidir: bacağa yayılan, uyuşma veya güç kaybı yapan, gece artan ya da dinlenmekle geçmeyen ağrılarda yürüyüşe başlamadan önce hekim değerlendirmesi gerekir.

Günlük şikâyetler

Dizlerimden ses geliyor, bu normal mi?

Eklem içindeki basınç değişimlerinden kaynaklanan sesler, ağrı ya da şişlik eşlik etmiyorsa çoğu zaman zararsızdır. Değerlendirilmesi gereken tablo şudur: sesle birlikte ağrı, takılma hissi, şişme ya da hareket kaybı. Bu belirtiler varsa ses değil, onlara eşlik eden bulgular önemlidir.

Egzersiz

Reformer pilates zayıflatır mı?

Pilates öncelikle bir kuvvet, kontrol ve duruş çalışmasıdır; tek başına bir kilo verme yöntemi olarak düşünülmemelidir. Kas kütlesindeki artış ve duruştaki düzelme vücutta biçimsel bir değişim yaratabilir ve bu çoğu kişide fark edilir. Ancak kilo yönetimi, beslenme ve genel gün içi hareketlilikle birlikte ele alınması gereken ayrı bir konudur.

Egzersiz

Klinik pilates ile normal pilates arasındaki fark nedir?

Stüdyo tipi grup derslerinde program genellikle standarttır ve herkes aynı akışı izler. Klinik pilateste ise program, bir fizyoterapist değerlendirmesinin ardından kişiye özel kurulur; mevcut bir ağrı, ameliyat geçmişi ya da duruş bozukluğu varsa hareketler buna göre uyarlanır ve seans boyunca fizyoterapist gözetimi sürer. Fark, aletlerde değil yaklaşımdadır.

Buradaki başlıkların her biri ilerleyen dönemde ayrıntılı birer yazıya dönüşecek. Sizi ilgilendiren bir konu varsa randevu sırasında sormaktan çekinmeyin.